Doğan’a acık mektup:
Gaza gelme, genç
kalecilere güven…
Pazar akşamı Samsunspor maçı bitmiş müsabakanın yorumunu yazmaya çalışıyorum… İster istemez internetteki spor sitelerine de arada sırada göz atıyorum… “Uğurcan Galatasaray’a yolunda… Başkanlar görüşüyor… Ertuğrul Doğan yönetim kurulu ile toplantı yapıyor” türünden yazılanları okuyunca kendi kendime yine “İstanbul Yerel medyası yine balon uçuruyor” diyerek güldüm…
///
Allah uzun ömür versin babamdan hep “Oğlum duyduğuna inanma, gördüğünün de yarısına inan der” bende hep öyle yaparım… Ne de olsa baba sözü…
Daha da ötesi iyi biliyorum ki, Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan üstüne basa basa her platformda “Uğurcan’ı Avrupa dışında Türkiye’de hiçbir takıma vermeyeceğiz…” demişti… Mesela Fener çok istemişti!..
///
Ama Avrupa’da transferin son gününde televizyonlardaki uçak krokileri benim düşündüğümün tam tersini gösteriyordu… Yine de Uğurcan’dan bir açıklama gelmeden inanmak istemedim… Çünkü Uğurcan Trabzonspor’un kendisi hatta tabiri caizse takımın yarısı… En önemlisi de Kaptanı… Biliyoruz ki zor şatlarda Gemiyi en son kaptan terk eder…
///
Sonra haberler “geldi geliyordan” para telaffuz edilmeye başladı… 30 milyon Euro dillendirildi… Arkasından Uğurcan’ın açıklaması ekranlara düştü… Ne yalan söyleyeyim sanki bir yakınımı kaybetmiş gibi içim acıdı… Bir türlü inanamıyorum, inanmakta istemiyorum… Başkan Ertuğrul Doğan kendi tekzip etmiş ve aynı zamanda da geçmişte yaptıklarını bir anda çöpe atmıştı…
///
Yine çok iyi biliyorum ki ; Trabzonspor’un simgesini alacak para henüz darphanelerde basılmadı… Sonra bu durumu taraftarlara kim nasıl açıklayacak … Buna ihanet denir…
Yaz kış demeden evinin nafakasını kesip saatlerce kuyrukta bekleyip bilet alan ve maç sonunda dönüş parası olmadığı için yürümek zorunda kalan on binleri kim ikna edecek… Herkes bilmeli ki, Uğurcan sadece üç direk arasında forma giyen bir kaleci değildir… Trabzonspor’un taaa kendisindir
///
Gerçekten zaman her şeyin ilacı… İlk duygulardan kendimi sıyırıp sakin kafayla düşünmeye başladım… Yapılan transferin doğru olduğu yolunda hissiyatım canlandı… Geçmişte yaşananlar aklıma geldi… Çok eskiden Alikemal Denizci Fener’e gitti… Trabzonspor battı mı?
Yakın zamana göz attığımda altyapıdan yetişip Trabzonspor’un kasasını dolduran Yusuf Yazıcı ve Ahmetcan Kaplan aklıma düştü…İkisi de para kazandırarak yuvadan uçtular!
///
Bu kadar başarının yanında bir de başarısızlık var…
Alt yapıdan yetişip değerinden satılmayan Trabzonspor’a beklenenin altında bir bonservis bedeli getiren Abdulkadir Ömür gereceği hala hafızalarda duruyor…
20 milyon Euro’ya İngiltere’ye satılmadı…
2,5 milyon Euro’ya Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu Hull City’e gitti…
Oradan da Para yerine Ozan Tufan geldi…
///
Tamam öfkelenmeye, kızmaya hakkımız var… Ama bir de madalyonun diğer tarafına bakmak lazım… Bana göre bu bir transfer faciası değil, tam tersi bir transfer başarısıdır…
Başkan Ertuğrul Doğan’ın, an itibariyle yapacağı tek bir iş var…
O da takıma milyonlar verip kaleci transfer etmek değil öncelik ileride eksik olan 8 ve 10 numaranın bir an önce takıma kazandırmak olmalı …
///
Bu saatten sonra gaza gelip macera aramaya da hiç gerek yok…
Eldeki genç kalecilere güvenmek en akıl iş olur…
Belki bu sezon bekleneni veremezler ama gelecekte yeni Uğurcan Çakır’ın doğmasının önü açılacaktır.. Trabzonspor’un kurtuluşu bu yoldan geçiyor!
Yorumlar
Kalan Karakter: