Trabzonspor’da
KALİTE & AKIL
Sporun hangi dalı olursa olsun kalite ve akıl birlikte vücut bulmalı… Akıl ve kalite sahalarda mücadele eden sporcular kadar kenarda görev üstlenen teknik ekipler ve hocalar için de geçerli!... Şayet bu iki unsurdan biri eksik kalırsa başarıyı beklemek hayalcilik olur… Nitekim bunu somut örneğini Antalya’da izledik… Daha fazla felsefe yapmadan asıl konumuz yanı futbola ve geride kalan Cuma akşamı Antalyaspor karşısında iki puan kaybedip zirve yolunda büyük bir yara alan Trabzonspor’a dönelim… Geride kalan maç üst taraflarda yer edinme, motivasyonu kaybetmeme, bir sonraki Samsunspor maçına umutla bakmak adına mutlaka kazanılması gereken bir doksan dakikaydı Antalyaspor…
///
Ama müsabaka başlamadan soyunma odalarında yapılan hesaplar bazen sahaya uymuyor… İlk yarı öyle kötü bir Trabzonspor izledik ki, bordo mavili formayı giyip sahaya çıkan futbolcuların içinde bir tane akıllı olumlu pas yapan birini göremedik… Ne hücumda ne de savunmada bir varlık gösteremediler… Antalyaspor bu devrede biraz direnç gösterince, tabiri caizse Trabzonsporlu futbolcuların elleri ayaklarına dolaştı… Bordo mavililer tempoyu bir türlü yükseltemedikleri gibi, üretkenlikten uzak, düşük ritim ve rakip kalede gol tehdidi olacak bir organizasyon içine de giremediler…
///
Birde buna Oulai gibi zeki bir futbolcudan akıllara gelmeyecek hata eklenince orta kahreden bir ilk devre çıktı… Şimdi birileri “futbol hata oyunu olduğunu ve aynı zamanda da transfer söylentilere yüzünden aklının karıştığını” söyleye bilir…Hiç kusura bakmayanı bu da Oulai’nin kalitesini ve aklını aynı anda sahaya yansıtamadığını gösterir!...
///
Aslına bakılırsa bu hüsranın yaşanacağı bundan iki hafta önce Kocaelispor ve haftalardır rakip kaleye gol dahi atmayan Kasımpaşa maçlarında avazı çıktığı kadar bağırdı ama duyan olmadı… Fatih Tekke ve ekibi bu iki maçtan gereken dersleri çıkarta bilmiş olsalardı Antalyaspor karışışına Mathias Lovik ile değil Mustafa Eskihallecla başlardı…Yeri gelmişken Lovik’e bir parantez açayım… Şayet Norveçli böyle oynamaya devam ederse saha içinde değil ancak kulübenin demir başı olur!.
///
İkinci yarıya Fatih hoca beklenenin çok altında kalan takıma tek bir pozitif katkısı olmayan Lovik’i kenara alıp Mustafa ile başladı… Nitekim Mustafa’nın girişiyle işlemeyen sol kanat biraz olsun hareketlendi… Ardından Hüseyin Türkmen’in Onuaçhu’ya attığı tekme sonucunda kazanılan penaltı ne kadar doğruysa Antalyaspor’un teknik direktörü Sami Uğurlu’nun bu pozisyona ihtiraz edip maçın hakemi Oğuzhan Çakır’a bir spor adamına yakışmayacak sözler sarf etmesi o derece yanlıştı… Bu pozisyona nereden bakarsanız bakın buz gibi penaltı… Onuachu topu birazda şansının yardımıyla topu ağlara göndererek eşitliği sağladı 1-1
///
Bu yarıda biraz esmeye başlayan FIRTINA ikinci penaltıyı kazandı… Yine topun başına Onuachu geçti… Bu kez Nijeryalı çok kötü bir vuruş yaparken, birinci penaltıda topu ayağının altında kaçıran Antalyaspor kalecisi Julan Cuesta aklını da kullanarak Trabzonspor’un galip duruma geçmesine müsaade etmedi…Onuachu ilk kez penaltı kaçırırken, tavsiyem bundan sonra bir daha beyaz noktanın başına gelirken, topu ortaya değil de köşelere atmayı denemesi… Hem kendisi için hem takımı adına daha olumlu olacaktır…
///
Uzun lafın kısası dün kalite ve akıl birlikte sahaya yansımayınca ortaya görmek istemediğimiz bir Trabzonspor çıktı… Hiç eğip bükmeden söylemek gerekirse Borda mavili ekpi zirve yarışında ayağına kadar gelmiş olan fırsatı değerlendiremedi… İnşallah Samsunspor maçında beklediğimiz FIRTINAYI izleriz!
Yorumlar
Kalan Karakter: