Abdullah Avcı
kazanmak istemedi!
Üste çıkardığım başlığı neden attığıma geçmeden önce, soğuk havaya rağmen Papara’ya gelen az sayıdaki taraftarlara bir çift sözüm olacak… Abdülkadir Ömür’e çok büyük haksızlık yapıyorsunuz! Dünkü maçta Ömür’ün haricinde rakibini kovalayan, pres yapan, kaç futbolcu vardı? Kabul, şampiyon olunan sezondaki performansından çok uzak ama oyundan çıkarken “yuh” sesleri şık değil! Üstelik geride kalan cumartesi akşamı hayal kırıklığı yaşatan bordo mavili futbolcuların içinde en iyisi olan Ömür, bunu hak edecek bir futbol da oynamadı. Başakşehir karşısında Trabzonspor’da protesto edilecek futbolcu varsa, o da “Trabzonspor’un öz evladı ” değildi…
Avcı korktu
Gelelim maça …
Evet, Abdullah Avcı dün kazanmak istemedi…
Bunu nereden mi çıkardım? Geride kalan Cumartesi akşamı ikinci devre yaptığı “cesur” olmayan değişikliklerinden…
Orta sahadan, bana göre kötülerin içinde en iyisi olan Ömür’ü oyundan aldı, yerine geldiği günden beri bir türlü ritmini bulamayan Enis Bardhi’yi sahaya sürdü. Oysa bu bölgeden kenara alınacak oyuncu Berat’tı. Ağır çekimde gibi oynayan Berat’ın sahada kalmasını anlamakta zorlandım…
Avcı bununla da kalmadı…
Başakşehir defansı arasında yalnızları oynayan Onuaçhu’yukulübeye çekti, yerine Enis Destan’ı sahaya attı. Dahası var, Bordo mavililerde kanatlarda hareketli olan, adam eksiltebilen, arkadaşlarına pozisyon hazırlayan tek futbolcu Visca’yı da Avcı soyunma odasına gönderdi, sakatlıktan yeni dönen Pepe’yi dahil etti…
Anlayacağınız Avcı kazanmak için değil kaybetmemek için değişiklikler yaptı…
Özetlersek, Kayserispor mağlubiyetine benzer bir maç sonu yaşamamak için oyuncu çıkardı yerine yine aynı mevkiinin adamını sahaya sürdü…
Mendy orta sahaya
Geçen haftaki yazımda da aynen böyle bir ara başlık atmıştım. Bu günde aynısını söylüyor ve derç ediyorum…
Mendy dün hem defansta görevini eksizsiz yerine getirdi, hem de ileride oynayan gol atmakta zorlanan arkadaşlarına da büyük katkı verdi. Başakşehir karşısında takımının golünü atarak da bir puanın alınmasını sağladı…
Mendy’nin defansta kalmasını, üretkenliğini rakip kale önüne taşıyamamasını, Fazıl Say’a “sen piyano çalma, söz yaz…” demeye benzetiyorum…
Bu futbol yakışmıyor
Kısacası, dün bir kez daha gördük…
Beklerinden yeterince katkı alamayan, tek kanatla uçmaya çalışan, dik oynamayı unutan, bırakın beni de gideyim havasında olan Bakasetas’lı Trabzonspor’un yana ve geriye pas yapan, temposuz yavaş futbolu rakip takımların iştahını kabartıyor. Bu futbol Fırtınaya hiç ama hiç yakışmıyor…Tribünlerde bir avuç taraftara kalıyor!Tersini iddia eden varsa öne çıksın.
Yorumlar
Kalan Karakter: