Trabzonspor Basketbol’un Yıldızı Royce Hamm Jr.: “Kazanmayı ve Bu Duyguyu Çok Seviyorum”
Trabzonspor Basketbol Takımı’nın fark yaratan ismi Royce Hamm Jr: Trabzonspor'la kazanmayı çok seviyor Trabzonspor Basketbol Takımı’nın pota altındaki agresif oyunu ve atletizmiyle fark yaratan ismi Royce Hamm Jr. Kulüp dergisinin bu ay ki konuğu oldu. Royce Hamm Jr. Houston'daki ilk adımlarından Trabzon’daki hedeflerine, takım içindeki eğlenceli dinamiklerden kariyer planlarına kadar her pek çok konuda açıklama yaptı. Trabzon’da kendilerine bir düzen kurduklarının altını çizen Royce Hamm Jr. “Trabzon’da, Trabzonspor’la kazanmayı, o mutluluğu ve duyguyu çok seviyorum. Kendimi de her zaman geliştirmeye odaklıyım. Tek isteğim, oyunun her yönünde daha iyi bir oyuncu olmak ve bu performansımla takımımın galibiyetlerine maksimum katkıyı sağlamak” ifadelerini kullandı. Şimdi sizi Royce Hamm Jr. ile yapılan söyleşiyle baş başa bırakalım.
Basketbol serüvenin nasıl başladı? Bu branşta ilerlemeye nasıl karar verdin?
Aslında basketbola 15 yaşımda, birçok profesyonele göre biraz geç başladım. Ancak zaman geçtikçe bu spora olan tutkum büyüdü. Sahada olmayı sevdiğimi fark ettiğim an, bu tutkuyu profesyonel bir kariyere dönüştürmeye karar verdim.
Houston doğumlusun. Teksas'ın köklü basketbol kültürüyle Trabzon'un ateşli spor kültürünü kıyaslarsan en büyük fark nedir?
En belirgin farkın oyuncu gelişim süreçlerinde olduğunu söyleyebilirim. Amerika’daki oyuncu yetiştirme tarzı ile Avrupa’daki sistem birbirinden oldukça farklı dinamiklere sahip. Ama her iki yerin de kendine has, çok güçlü bir spor ruhu var.
Trabzonspor taraftarı tutkusuyla dünya çapında bilinir. Sahaya çıktığında o enerjiyi nasıl hissediyorsun?
Tek kelimeyle harika! Taraftarlarımızı ve bize verdikleri o karşılıksız desteği çok seviyorum. Sahadaki o enerji, maçları kazanmamızda kesinlikle kilit rol oynuyor.
Geçtiğimiz günlerde sözleşmeni 2 yıl daha uzatarak taraftarı mutlu ettin. Bu kararı alırken seni en çok ne etkiledi?
Mevcut durum hem benim hem de ailem için çok mantıklıydı. Burada bir düzenimiz var ve en önemlisi; Trabzon’da, Trabzonspor’la kazanmayı, o mutluluğu ve duyguyu çok seviyorum.
Bu sezonki istatistiklerin oldukça dikkat çekici. Performansını nasıl değerlendiriyorsun?
Kendimi her zaman geliştirmeye odaklıyım. Tek isteğim, oyunun her yönünde daha iyi bir oyuncu olmak ve bu performansımla takımımın galibiyetlerine maksimum katkıyı sağlamak.
Pota altında oldukça agresif ve atletik bir tarzın var. Örnek aldığın bir isim var mı?
Oyunumu özel olarak birine benzetmiyorum; ben her zaman kendi versiyonumun en iyisi olmaya çalışıyorum. Ama en sevdiğim ve izlemekten keyif aldığım basketbolcu Kevin Durant.
Koçun senden sahada en çok istediği ‘anahtar’ görev nedir?
Her zaman sıkı oynamak ve ribauntları toplamak. Takımımın kazanması için gereken o sertliği sahaya yansıtmak benim öncelikli görevim.
Altyapıdaki genç sporculara, tecrübeli bir isim olarak ne tavsiye edersin?
Kendinize inanmaya devam edin. En isteksiz olduğunuz, motivasyonunuzun düştüğü günlerde bile salondan ayrılmayın ve oyununuz üzerinde çalışmaya odaklanın. Disiplin her şeydir.
Maç günü totemlerin veya dinlediğin özel şarkılar var mı?
Her maçtan önce mutlaka duş alırım, bu benim ritüelim. Müzik listemde ise sadece Rod Wave veya NBA YoungBoy olur; maça onlarla hazırlanırım.
Basketbol dışındaki Royce neler yapar? Basketbolcu olmasaydın seni hangi meslekte görürdük?
Basketbol benim için her zaman bir numaraydı. Ama eğer sporcu olmasaydım, muhtemelen emlak sektörüyle ilgilenirdim.
Yaşamları, yaptıkları ile seni etkileyen insanlar var mı?
Genel olarak ailem diyebilirim. Geldiğim yerde bir insanın hayallerini yaşadığını görmek pek mümkün değildir; ben bunu başarabildiğim için kendimi şanslı ve kutsanmış hissediyorum.
Hayat felsefeni özetleyen bir sloganın var mı?
İnanç ve Güven! En karanlık zamanlarınızda bile kendinize olan inancınızı ve güveninizi asla kaybetmeyin.
Sana göre basketbol tarihinin en iyi 5’i?
Curry, Kobe, LeBron, Kevin Durant ve Shaq.
MİNİ QUİZ: TAKIMIN "EN"LERİ
Takımın en cesuru: Marcqusie
En çalışkanı? Tony Taylor (Bana çok şey öğretti).
En komiği ve en çılgını? Angel
En çok yiyen? Tres
En az konuşan? Batuk
En disiplinli? Tony veya Qusie
En çok uyuyan: Angel
En iyi giyinen? Ben! (Gülerek)
Ligin kalitesi beni etkiledi
Rusya, Kazakistan ve Belçika deneyimlerinden sonra Türkiye ligini nasıl buldun?
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde fizikselliğin ve sertliğin çok daha ön planda olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca bu ligin kalitesi beni etkiledi; en üst sıradaki takımdan en alt sıradakine kadar herkes gerçekten çok kaliteli bir basketbol oynuyor.
Kaynak: Trabzonspor Dergisi
Yorumlar
Kalan Karakter: