Her ne kadar iklim şartlarından dolayı önceki yıllara göre biraz daha geç başlayacak olsa da çay sezonu öncesinde piyasalarda hareketlenme başlamıştır.
Of Ticaret ve Sanayi Odası olarak;
Bölgemiz ekonomisi açısından hayati öneme sahip olan çay sektörünün devamlılığı, üretim kalitesinin korunması, mevcut sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi, ekonomik dengenin sağlanması ve sektörün geleceği için; Üreticiden tüketiciye kadar sorunsuz bir sezon geçirilmesi adına alınması ve uygulanması gereken tedbirler, yaş çay taban fiyatı, destekleme primleri, kuru çay fiyatlaması ve çay sektörü için faiz destekli kredi imkanlarına ilişkin hazırlanan değerlendirme ve talep açıklaması bilgilerinize sunulmaktadır.
Çay Sektörüne İlişkin Değerlendirme ve Yaş ve Kuru Çay Politikalarına İlişkin Görüş ve Öneriler
Çay sektörü; üreticisi, sanayicisi ve kamu kurumlarıyla ayrılmaz bir bütündür.Bölge insanının refahını koruyabilmek adına, çay tarımında sektörün tüm paydaşlarının sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi gerekmektedir.
Kaliteden vazgeçmedenYaş Çay Taban Fiyatı 34-35 TL olmalıdır.Verimli bir sezon geçirebilmesi, yaş çay kalitesinin korunmasıyla mümkündür. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan kalitesiz hasat kuru çay kalitesini de çok olumsuz etkilemiştir. Bu da tüketimde düşüşler yaşanmasına sebep olmaktadır. Sanayicinin kaliteli çay üretebilmesi için hasat kalitesinden asla taviz verilmemelidir. Bu standardın sağlanması şartıyla, üreticimizi ezdirmeyecek taban fiyatın kilogram başına 34-35 TL olarak belirlenmesini talep ediyoruz.
Geçtiğimiz yıl ara verilmesi nedeniyle piyasada ciddi dengesizliklere yol açan, sektörün sürdürülebilirliği ve üreticilerimizin refahı açısından hayati öneme sahip olan destekleme primi uygulaması vazgeçilmez bir destek unsuru olmuştur.Destek primleri, üreticilerin finansal zorluklar yaşadığı dönemlerde önemli gelir kaynağı oluştursa da, yılın ilk dört ayında haneler ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu aylarda Destekleme primlerinin ödenmesi çay tarımını sürdürülebilir bir geçim kaynağı haline getirmektedir.
Çay müstahsilleri gübre alımı için ihtiyaç duyduğu finansmanı bile bu desteklemelerle karşılamaktaydı. Bunun yanı sıra, sektördeki kayıt dışı faaliyetlerin önlenmesi bakımından da kritik rol oynayan bu primler, tarımsal ekonominin şeffaflığını ve düzenini sağlamaktadır. Destekleme primlerinin vakit kaybedilmeden yeniden uygulamaya konulmasını talep ediyoruz. Bu tedbir, hem üreticilerimizin geleceğini güvence altına alacak hem de çay piyasasının istikrarını sağlayacaktır.
Yaş ve kuru çay fiyatları eş zamanlı açıklanmalıdır. Üreticiden alınarak işlenen yaş çay yaprağı ÇAYKUR ile özel sektör arasında neredeyse yarı yarıya paylaşılmaktadır. 2025 yılında hem özel sektör hem de Çaykur zararla karşı karşıya kalmıştır. Bu dengeyi koruyacak uygulamaların hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Sanayicinin zarar etmesi , sektörde alarm zillerinin çalmasına yol açmaktadır. Sektörde maliyet hesaplamalarının sağlıklı yapılabilmesi ve piyasa dengesinin korunması adına, yaş çay alım fiyatı ile kuru çay zam oranlarının eş zamanlı olarak kamuoyuna duyurulması gerekmektedir. Kuru çay fiyatındaki artış oranının, yaş çay zam oranı dikkate alınarak belirlenmesi piyasa gerçekleriyle örtüşen en doğru yaklaşımdır. Kuru çay fiyatlarının sonradan açıklanması, sanayiciyi maliyet belirsizliğine itmekte ve özellikle ulusal zincir marketlerin baskısıyla ürünlerin zararına satılmasına yol açmaktadır. Geçtiğimiz yıl yüksek faiz ortamı ve fiyat dengesizlikleri sebebiyle sektördeki fabrikaların %30’unun kapılarını açamadığı gerçeği unutulmamalıdır. Eğer sektöre destek sağlanamazsa bu rakamın çok daha fazla artacağı aşikârdır. Faiz Destekli Kredi Piyasaya Can Suyu Verecektir. İlgili kamu kurum ve kuruluşlarına defalarca ilettiğimiz üzere; sektörün ayakta kalabilmesi için faiz destekli kredi imkanlarının acilen devreye alınması şarttır.
Şayet sanayiciye bu finansal destek sağlanamazsa, bu yıl özel sektör kapasitesinde daralma yaşanmasından endişe edilmektedir.. Özel sektörün kapasite düşürmesi, Çaykur fabrikalarında büyük bir yığılmaya sebep olacak; kapasite üstü alımlar ise ne yazık ki kalitesiz kuru çay üretimine sebep olacaktır.
Geçmiş yıllarda yapılan yanlışların sebep olduğu olumsuzluklar dikkate alınarak Çay sektöründe üretici, sanayici ve kamu arasında sürdürülebilir bir denge kurulabilmesi ve özel sektörün zor durumda kalmaması için gerekli düzenlemelerin yapılması ; hem sektörün geleceği hem de bölge ekonomisinin istikrarı açısından zorunludur.
Bu vesile ile 2026 yılı çay sezonunun bol, bereketli ve hayırlı olmasını dilerim
Kamuoyuna saygıyla arz ederiz.
Erdal SARAL
Yönetim Kurulu Başkanı
Yorumlar
Kalan Karakter: